Aynı Hilal Farklı Ufuklar

Bu yüzden birinin perşembe (bugün), diğerinin cuma bayram yapması, aslında iki ayrı bayram anlamına gelmez.

Aynı Hilal Farklı Ufuklar

İslam âleminin dağınıklığı herkes tarafından dile getiriliyor. Özellikle de Müslümanların diliyle bu sıkça gündemde tutuluyor. Mezhepler. Görüş ayrılıkları. Farklı uygulamalar. Ya da başka bir deyişle ayrılıkçılık… İlk bakışta bazı ayrılık söylemleri bir kopuş gibi görünür. Derine doğru indiğimiz zaman, çoğu ayrılığın en temel kaynağı anlama çabasından kaynaklandığını görürüz. Kitabımız bir. İnancımız bir. Peygamberimiz bir. Beklentimiz bir. Dünyamız bir. Bir bir bir. Hepimiz bizi sonuca (Allah rızası) ulaştıracak inancın izinden gitmeye çalışırız. Fark, yorumlayışın farklılığındandır.

Günlük hayatta bunun basit örneklerini bulmak çok kolay. Aynı yemeği yapan iki kişi, aynı malzemeleri kullanır ama ortaya çıkan tat aynı değildir. Ölçüler. Yöntemler. Uygulama değişiktir. Mezhepler de böyledir. Bir mezhebin helal dediğine diğeri mesafeli yaklaşabilir. Bu bir çelişki değil, ihtiyattır. Aynı hakikatin farklı açılardan anlaşılma şeklidir.

Bu durumu büyütüp ayrılıkçı olarak düşünmek yerine, kolaylık olarak görmek daha doğru olmaz mı? Çünkü coğrafyalardan kaynaklı olarak hayatın her yerde aynı işlemediği açık bir hakikattir. İklim. Kültür. İmkânlar değişik değişiktir. Ve bu da her şey her şeyi etkiler anlamına gelir. Dinin bu farklılıklara cevap verebilmesi için yorum alanı bırakması rahmettir.

Ramazan bayramı meselesinin bu farklılığın en görünür hâllerinden biri olduğuna inanıyorum. Hilalin görülmesiyle başlayan ve tekrar görülmesiyle biten bir ibadet. Ancak dünya çok geniş. Bir yerde hilal açıkça görülürken, başka bir yerde hava kapalı olduğu için görünmeyebilir. Bu sadece bugünün değil, geçmişin de sorunuydu. Özellikle eski dönemlerde iletişim imkânları sınırlıyken daha büyük bir problemdi. Farklı bölgelerin farklı günlerde bayram yapması kaçınılmaz bir sonuçtu. Buna rağmen söz konusu bayram için eskiye dair büyük bir ayrılık duymadım.

Hatta aynı zamanda saat dilimi farklı olan yerlerin namaz, niyet, uyku, çalışma, uyanma, eve gelme, bir yere gitme, bir yerden gelme, başlama, bitirme vs. vs. gibi milyon tane birbirine isabet etmeyen hayat sahnesi vardır. Eğer ayrılıkçılık olacaksa dünyanın mevcut yapısı, sistemi, kültürü, inşa etme şekli, yaklaşımı gibi gibi sebeplerden asla ortak bir noktaya varılamaz. Ama kalplerde biriken şey aynı hissiyat olduktan sonra her şeyin aynı anda her yerde aynı şekilde gerçekleşmesine gerek yoktur. Benim sabah namazını kıldığım bir vakitte diğer yerde daha güneş batmamış olabiliyor.

Bugün teknolojinin gelişmesiyle birlikte birlik sağlama imkânı artmıştır. Yine de farklı uygulamalar devam etmektedir. Bu da bazı insanların zihninde soru işaretleri oluşturur. Ancak şu gerçeği unutmamak gerekir: Ortada tek ve tartışmasız bir tarih belirleme yöntemi yoktur (Kanaatimce). Kimi doğrudan görmeyi esas alır, kimi hesaplamayı tercih eder. Her biri kendi içinde bir tutarlılığa sahiptir. Tıpkı mezheplerin yorumlayış farkı gibi.

Bu yüzden birinin perşembe (bugün), diğerinin cuma bayram yapması, aslında iki ayrı bayram anlamına gelmez. Aynı bayramın farklı zamanlarda yaşanmasının adıdır. Bayramın birkaç gün sürmesi de bu genişliğe işaret etmez mi? Önemli olan hangi gün başladığı değil, hangi niyetle yaşandığıdır. Yani bayram sürelerinin ramazan için üç kurban için dört gün olmasının bir yönü de farklı zamanlarda bile olsa aynı heyecanı tüm müslümanların kalbinde yeşertme hikmeti olamaz mı?

Asıl problem, bu farklılığı bir üstünlük meselesine dönüştürmek ve birini bir ötekine tercih etmektir. Oysa daha sağlıklı olan yaklaşım belki de şudur: Herkes kendi kanaatine göre hareket eder, ama başkasınınkini de anlayışla karşılar. Çünkü ortak payda değişmemiştir. Hepimiz aynı inanca, aynı değere bağlıyız. Hepimiz oruçtan sonra bayram yaparız. Bunu bir zıtlık içerisine sokup birbirimizi hedef tahtasına oturmanın bir anlamı yoktur.

Sonuçta bizi bir araya getirecek olan şey, günlerin birebir aynı olması değildir. Kalplerin aynı istikamete yönelmesidir. Ayrılık gibi görünen şeyler, doğru bakıldığında bir zenginliğe dönüşmez mi? Yeter ki bunu çatışma sebebi değil, anlayış vesilesi yapabilelim.

Aynı gökyüzünün altında, aynı hilali arıyoruz. Kimi erken görüyor, kimi geç. Ama aradığımız şey aynı.

Hak ve hakikatin bizi bir araya getirmesi duasıyla. Hayırlı Ramazanlar, hayırlı bayramlar.

Mustafa AYYÜREK

İlişkili Olduğu Yazılar

Tomurcuklar Filiz Vermeden

Bir yanda İran, Irak, Suriye, Kamışlo, Gazze, Ukrayna, Doğu Türkistan…Diğer yanda ABD, İsrail, İngiltere, Arap ülkeleri ve… Tomurcuklar Filiz Vermeden Gündeme dair yazmak pek âdetim değildir. Fakat son zamanlarda olanlar…

Oku

İdealist Akademisyen Sorunsalı

İdealist Akademisyen Sorunsalı ( Şahinler, Osmanlar, Cananlar, Hülyalar, Büşralar için… ve Haksızlığa Uğratılan Herkes için… Evet, Senin İçin) İdealist Akademisyen Sorunsalı Akademisyen denince zihnimizde beliren ilk şey bilim adamı oluyor.…

Oku

Okuyucu Yorumları (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir